27 Nisan 2016 Çarşamba

İnsanlar Kıyıcıydılar Kitaplara Kaçtım

Başka hayatlar 
Başka dünyalar ne de ilgimizi çekiyor değil mi ?

Dert edinecek bir sürü sorunumuz varken
Kendi derdimiz bize haydi haydi yeterken
Başkalarını konuşmak iyi mi geliyor ?

Dünyamız bu kadar mı küçük ?
Yoksa bu ertelemenin başka bir adı mı ?
Kendimize dönüp bakamamızın ;
ben kimim diyemeyişin bir savunması mı ?


Kendimi dinlemeye ihtiyacım varmış;
Sorular sormaya .
Anlamışsınızdır zaten yazılarımdan .
Soru sormak benim dünyayı anlamaya çalışma şeklim.
İnsanlığın genel olarak 
öyle olduğunu düşünüyorum .

Bazen ne oluyor biliyor musunuz ?
İçimizdeki soruyu duymak 
için yavaşlayamıyoruz.
Genel geçer yaşamak kolay çünkü.

Kurduğumuz her kıyıcı cümleyle 
bizde öylesine oluyoruz.
''Öylesine bir insan ''




Akira Kosemura -Gray 

4 Şubat 2016 Perşembe

Anime dosyası !

Anime izlemek hiçbir zaman vazgeçemediğim bir şey.

Hayal gücü konusuna takık bir insan olarak hayal gücünün tavan yaptığı 
yapılamayacak hiçbir şeyin olmadığı
 muhteşem özgürlük ülkeleridir animeler.

Ne zamandır aklımda olan bu anime dosyasını artık hazırlayayım dedim .
Aynı zamanda animelerin dikkatimi çeken soundtrack lerini de 
ekleyeceğim .




1.Spirited Away -Ruhların Kaçışı


Ailesiyle bir tatil yapayım derken 
tatili burnundan gelen bir masum Chihiro 'muz var bu filmde.
Çocuk yok oraya gitmeyelim etmeyelim desede dinleyen kim !



Bir numarada bu filmi anlatmamın sebebi '' Hayao Miyazaki 'nin sınırı da budur artık! '' 
'' Pes yahu bu nasıl bir insan !''
dedirttiren film budur arkadaşlar .

Dosthane hayalet var birde tadından yenmez 
öyle şirin bişey :)




2. My Neigbor Totoro 

Totoro olmadan bir yanımız eksik kalmaz mı ?


Totoro kim mi ?

O koccaman göbekli zıp zıp uçan kaçan
sevimli surat bir tontirik  :)

Öyle ki onunla dağlara uçmak
ovalarda koşmak isteyeceksiniz :)


Her izleyeni kendine şirinliğiyle aşık eden 
bir izlemeyle kimselerin doyamayacağı Totoro.



Totoronun ve iki kız kardeşin macerası izlenmeye değer !
Soundtrack i ise bir o kadar huzur vericidir.

3. Ponyo 

Ayy ponyo 
Tam çocukluk hikayelerinin film olmuş hali.



Denize , dostluğa doyacağınız bir film Ponyo .
Tabiki de Miyazaki 'nin filmi yine .
Miyazaki tüm animelerinin dvd lerini almak şart oldu bana .




 Sosuke 'nin de Ponyo ya olan bağlılığı 
afferin sana bıdır ! duygusu oluşturuyor içinizde .
Ponyo 'suz bırakmayın anime listenizi :)

4. Marnie'nin Anıları 

En son  izlediğim
ve beni en çok meraklandıran anime kendisi.

Bu kızın hikayesi ne acaba diye soru işaretleriyle
sonunu hemen getireceğiniz bir hikaye







Animeye göre oldukça kapsamlı bir kurgusu var
araştırdığımda aynı isimli kitaptan uyarlandığını
öğrendim .





5. Nausicaa of the valley of the wind 

Yada kısaca Nausicaa .
filmlerin her birinde ayrı bir tema ile karşımızda Miyazaki.



Bu film ise çevre kirliliğinin yaşanmaz
hale getirdiği bir dünya resmi çiziyor bize

Tasavvur etmesi bizim için pek zor olmasa gerek...

Nausicaa bir savaşçı kızımız .
Gayet duygusal bir anime olduğunu da söylemem gerek :(


6. Le Tableau - Mutluluğa Boya Beni 

Japonya 'dan Fransa'ya gidelim !

 Fransızcanın o naif yapısından mıdır nedir
her Fransız filmine olumlu bir ön yargıyla başlarım :)

Animasyon konusunda bir tık soğuk kalacaklarını
düşünmüştüm fakat bu film
tüm fikirlerimi değiştirdi.



Boyalar , fırçalar , kompozisyonlar , resim hiç anlamadığım bir alan .
İzlemeye başlarken acaba ne çıkacak diye
bir kuşkuyla başlamış olsamda

Şimdiye kadar izlediğim enn değişik konulu animasyon!

Kesinlikle alışılmışın dışında bir iş bu !

Eğer tüm hayatımız bir tabloda geçiyorsa sınırlarımız
nerededir ???

Aslında asıl sorulacak soru şu:
Sınırlarımızı aramaya cesaretimiz var mı ?


7. İnside Out - Ters Yüz

Duygulara dair bildiğiniz ne varsa
arkanızda bırakın
ve bu filmi izlemeye başlayın!!!



Bu flmde yüzünüzde şaşkınlık
ve koccaman ağız dolusu bir gülümseyiş eksik olmayacak
söz veriyorum ! :)

Bu filme gerçekten güveniyorum !
En katı insanı bile dize getirecek şirinlikte kendisi :))

En sevdiğimse iç burkan üzüntü
ay o sürüne sürüne ağlayışı çok tatlıydı :)

--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Evet şimdilik bu kadar !
Güzel günler dilerim
güneşli günler :)

31 Aralık 2015 Perşembe

Senin Sözcüğün Hangisi?



'' Her şehrin kendisini ve orada yaşayan çoğunluğu tanımlayan bir sözcüğü vardır.
 Eğer herhangi bir yerde yanından geçmekte olan insanların düşüncelerini okuyabilirsen , birçoğunun aynı düşüncelere sahip olduğunu görürsün.
Çoğunluğun düşünmekte olduğu ,
o şehrin sahip olduğu sözcüğün ta kendisidir. 
Eğer senin kişisel sözcüğün şehrin sözcüğüyle örtüşmüyorsa ,
o halde sen o şehre ait değilsin. ''

Niye bu paragrafı okuduğumda kalakaldım .
Zor değil anlaması elbette fikir oldukça açık.
Yeni bir yıla gireceğiz ne değişecek demek geliyor içimden .
Ama hayır demeyeceğim öyle birşey 
çünkü hayat şimdilik gördüğüm kadarıyla böyle bir yer 
inişleri çıkışları harika zamanları var hep iç içe ...




Fakat bir şehre ait olmama fikrini o kadar uzun süredir biliyorum ki ve buna oldukça inanıyorum .
Bazı şehirler çok bir güzelliği olmasada yaşanabilir gelir.
Bazıları da onca rengin içinde soluk!

Şehirlerin enerjileri var tıpkı insanlar gibi.
Bazıları ne kadar istesen ne kadar uğraşsan da yakın olamadığın şehirler.

Uğraşmadım diyemem 
sadece başaramadım bu şehirle barışmayı ...

Bir şehrin en güzel yeri gökyüzü olmamalı mesela .
Bir kimliği olmalı kendine ait .


Ye Dua et Sev 'den alıntı bu paragraf.
bu konuşmadan asıl soru geliyor 

Senin sözcüğün nedir???
ARAMAK demiş kitapta .
Belkide sırf bu yüzden çok sevdim bu kitabı.
Aramak...
Bitsin artık dediğim aramak.

Yeni yıl dileği mi :)
Mutlu olup ağız dolusu kahkaha atalım.
Parça parça olmaktan vazgeçip 
sonunda anlam kazanalım .
güzel yıllar!

22 Kasım 2015 Pazar

SIR.


Bir toplumu toplum yapan nedir?
İnsanları birleştiren biz yapan ?
Ortak acılar .



Toplumu toplum yapan bir araya gelmemizi sağlayan duygu neşe olmalıydı.
Ortak sevinçlerimiz , yaşanmışlıklarımız.
 
Eğer birbirimizi kabul edip;
Farklılıklarımızla yaşamayı öğrenebilseydik.
İnsanın en yoz duygusunu '' öteki '' yaratmayı
Ötekileştirme duygumuzu yok edebilseydik .
İşte o zaman!
 O zaman gerçek bizin ne kadar sahici olduğunu kavrayabilecektik.


Ne zamandır başucumda duran kitaptan böyle bir yoğunluk
böyle bir derinlik beklemiyordum.
Oya Baydar 'ın adamakıllı okudum dediğim ilk kitabı .
Umarım son olmayacak .

Çok fazla anlatacaklarım vardı bu kitapla ilgili.
vazgeçtim , çok sevdim o yüzden
Bu kitabı kendime saklıyorum .
 



17 Kasım 2015 Salı

Unutulmayan kitaplar ...

                   
                 '' Bunu söyler söylemez de gerçeğin ta kendisini dile getirdiğimi anladım . ''
                     
          


   

 Tren yolculuklarını çok severim .
Apayrı bir sıcaklığı apayrı bir güzelliği vardır, sizi düşünmeye sevkeden yolculuklardır...
siz trenden dışarı artık kafanızda  düşüncelere dalmışken o sırada dışarda minik bir çocuk görürsünüz
geçip giden trene el sallar
yüzünde saf bir mutluluk vardır.
İşte mutluluk tamda odur !
o saf mutluluğu görüp senin yüzünde oluşan gülümsemedir...

Hayatımıza kimbilir kimler ortak olur.
Bu insanları ya tanırız ya da hiç tanışmayız
Ama önemli olan her hayata bir
o çocuğun hayatımda hiç bilmediği bir katkısı var yüzümdeki gülümsemede bir izi .
ve kimbilir daha nice insan birbirinin hayatına bilmeden güzellikler katmıştır.


İşte bu cümleyi okuduğumda yıllardır var olan düşüncelerimin kağıda geçmiş haliydi.
Yazar olmak bu yüzden büyüleyici bir meslektir.
Başkalarının hikayesini anlatırsın kendi hikayenden yola çıkarak ...

Hala tanısmadıysanız Aslı Erdoğan 'la bence daha fazla geç kalmayın .
Güzel günler dilerim
Güneşli günler :)