anne etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
anne etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

31 Aralık 2015 Perşembe

Senin Sözcüğün Hangisi?



'' Her şehrin kendisini ve orada yaşayan çoğunluğu tanımlayan bir sözcüğü vardır.
 Eğer herhangi bir yerde yanından geçmekte olan insanların düşüncelerini okuyabilirsen , birçoğunun aynı düşüncelere sahip olduğunu görürsün.
Çoğunluğun düşünmekte olduğu ,
o şehrin sahip olduğu sözcüğün ta kendisidir. 
Eğer senin kişisel sözcüğün şehrin sözcüğüyle örtüşmüyorsa ,
o halde sen o şehre ait değilsin. ''

Niye bu paragrafı okuduğumda kalakaldım .
Zor değil anlaması elbette fikir oldukça açık.
Yeni bir yıla gireceğiz ne değişecek demek geliyor içimden .
Ama hayır demeyeceğim öyle birşey 
çünkü hayat şimdilik gördüğüm kadarıyla böyle bir yer 
inişleri çıkışları harika zamanları var hep iç içe ...




Fakat bir şehre ait olmama fikrini o kadar uzun süredir biliyorum ki ve buna oldukça inanıyorum .
Bazı şehirler çok bir güzelliği olmasada yaşanabilir gelir.
Bazıları da onca rengin içinde soluk!

Şehirlerin enerjileri var tıpkı insanlar gibi.
Bazıları ne kadar istesen ne kadar uğraşsan da yakın olamadığın şehirler.

Uğraşmadım diyemem 
sadece başaramadım bu şehirle barışmayı ...

Bir şehrin en güzel yeri gökyüzü olmamalı mesela .
Bir kimliği olmalı kendine ait .


Ye Dua et Sev 'den alıntı bu paragraf.
bu konuşmadan asıl soru geliyor 

Senin sözcüğün nedir???
ARAMAK demiş kitapta .
Belkide sırf bu yüzden çok sevdim bu kitabı.
Aramak...
Bitsin artık dediğim aramak.

Yeni yıl dileği mi :)
Mutlu olup ağız dolusu kahkaha atalım.
Parça parça olmaktan vazgeçip 
sonunda anlam kazanalım .
güzel yıllar!

3 Kasım 2014 Pazartesi

Kedilerde konuşur !


Tek istediğimin kafamı dinlemek , doğru düşünüyor muyum çözmeye çalıştığım bir zamandı sahile indim .
Yürüdüm insanlar arasında izledim onları 
genelde yürüyüş için değil insanların davranışlarını izlemek için ve onlara hikayeler yazmak için giderim.
Çünkü her insanın bir hikayesi olmalı en azından biri onlar için hikayeler yazmalı,
hiç tanımadıkları biri onları anlatmalı ve hayatlarına bir minik resim fırçası dokunmalı .
En önemli tarafıda  benim onların hikayelerini anlattığımı bilmemeleri .
Bazen ama çok arada bir düşünürüm biri benim için hikaye yazmışmıdır hiç benim gibi bir manyak daha varsa onu bulmuş oluruz böylece .

Akşamüstleri güzeldir helede bu şehirde sahil kalabalıktır yürüyüş yapanlar yaşlı çiftler, okuldan çıkan öğrenciler , kenarda oturmuş denize dalıp gitmişler ( kanımca en çok hikayede onlardan çıkar )  , gelinlerinden dert yanan dertli kaynanalar, kilo vermeye odaklanmış insanlar , yürüyüş yapmaya çıkıp sahilde mısır albenisine dayanamayanlar neler neler
Gelip izlenmeli ve o insanların arasına karışılmalı ancak o zaman anlarsınız beni .

Yürüyüş yapacağım ama o kadar güzel bir manzara varki izlenmesi lazım o manzara onu hakediyor 
'' Bir yeri çok fazla sevmemek lazım ayrılınca duyacağın üzüntüde eş oranda artacak ''
diye düşündüm . 

Ama ben nereyi uzun süre sevebildimki yeter bu şehir bu kadar. Yeni hikayeler gerekli bana yeni insanlar tanımalı insan , yeni ve hiç bilmediği bir hayatın içine atlamalı ancak o zaman tekrar birşeyler kurmaya çalışırken o ilk başlangıçların heyecanını hissedersin!



Oturdum o manzaranın hakkını vermek için üzerime düşeni yapmak için açtım güzel bir müzik o sırada anne kedi ve yavru kedi birden yanımda beliriverdi ama ilk dikkatimi çeken ikiside oldukça temizlerdi bir sokak kedisine göre oldukça bakımlı .
Her canlının küçük minik hali daha bir şirin olduğu için yavrusu şirin mi şirin oyunlar oynamak istiyor hopluyor zıplıyor derken kayalıkların arasına daldı birden ordan oraya zıp zıp birşeyler arıyor oyalanacak 
Annesi ne yapacak diye baktım ilk başta hiç kılını kıpırdatmadı sadece izledi gözden kaybolunca koşturdu yanına
Beni tehdit olarak algılamış olmalı ki ters ters baktı önce inceledi beni sonra kendide yemek aramaya seyirtti .
Bu sırada uzaklaştı yavrusundan yavrusu hala benim gözümün önünde . 
Anne kedi uzaklaştı sonra bana baktı baktıki hala ordayım oturuyorum ve kendide yiyecek aramaya devam etti  benim orada kedi bakışından anladığım şey emanet etmesiydi.
Şaşırıp kaldım o minik hiç birşeyin farkında değil oynuyor öyle sonra bir an annesini aradı yok zıpladı bakındı etrafına yok bende gözden kaybettim zaten sonra benim yanıma geldi oturdu uslu uslu bekledi annesini .

Annesi gelincede burunlarını birbirlerine değdirdiler bir tür sevgi gösterisi olarak algıladım ben .
Şu varki konuşmadan birşeyler anlatabildiklerini veya duygularını hissetmenin o kadar kolay olacağını düşünmezdim .
Annenin varlığı bir çocuk için o kadar değerli ki 
Başka bir yere gitsende yanında güvende hissettiğin yer senin evin senin ailen ! 
Elbette uzakta yaşanabilir fakat olduklarını bilmek o apayrı bir duygu...




Bazı şarkılar seni seçerler  tam zamanında denkgelirler iyi gelirler sana . 
O şarkılardandı tamda bugün gelmiş bulmuştu beni ...
Güzel günler dilerim aydınlık günler!