29 Haziran 2014 Pazar

ONCE ''müzikle yoğrulmuş muhteşem film ''

        Aşktan yaralanmış bir adam 
Umutları kırılmış bir kadın
Onları birleştiren hayata tutunmalarını sağlayan müzik
                                                            Çünkü hep bir ortak nokta olmalı
                                                       Nasıl aynı noktaya gelebilirsin başka türlü?


Birbirlerinin yaralarını sardılar aşkla değil ama arkadaş olarak. neden olmasındı ki ? neden böyle bir uyum yakalamışlardı neden karşılaşmışlardı. konuşmadan anlaşabilmek gibi birşeydi aynı şarkıları sevebilmek ve dinlerken duygulanabilmek aynı notada
İmkansız değildi vardı böyle birşey dünyada bunu anladılar.
doğru zaman doğru insan ne de doğru. İnsanoğlu hep üzülmeye koşuyor nedense takıntılıyız bizi üzen insanlara nedense onları sevmeyi seçiyoruz. Belkide geçici olduğunu bildiğimiz bir olay uğruna o iyi insanı kaybetmek istemiyoruz . Zaten uçup giden birşey için...



onların doğallığı beni çok etkiledi başka birşey söyleyemem ama bu kesin.
Bağımsız filmlerin izleyicisi kısıtlı ve kaliteli oluyr gerçekten ve bundan snra daha fazla araştıracağım buna eminim!
Şarkılaaarrr şarkılar onları dinlemelisiniz.
Muhteşemler ... 




Film bitti ve ben şarkıları indirdim hala dinliyorum ve birkaç hafta veya belki birkaç ay dinleyebilirim ne zaman bir parçayı sevsem kolay bırakmam sadık bir dinleyiciyim galiba :)



Bu şarkı kesinlikle favorim ! :))

NOT: bu filmle ilgili şeyleri araştırırken bir sürü çok güzel blogta buldum hakkında baya bir yazı yazılmış bakmanızı tavsiye ederim ben hepsini severek okudum :) 

22 Haziran 2014 Pazar

Hamlet- Bir Shakespeare Güzelliği


Shakespeare' den derste alıntılar yapan farmakolojiyi daha zevkli hale getiren bir hocam vardı bir zamanlar .
O zamandan beri bir merak ama yeni çıkan kitaplar hep aklımı çeldi kaldık mı bu yıla :D
Geç olsun güç olmasın diye kaptım baya bir duyduğum Hamlet'ten başlayayım dedim .
Bir tiyatro eserini bu kadar zevkle ve bu kadar sindirerek geri döne döne altlarını çize çize bir hal oldum zaten!






Aman Tanrım her söz bir ağır taş kaldır kaldırabilirsen !!! Vay beee diye diye abarta abarta baya bir zevkle okudum hatta araya finallerim girmesine ara vermeme rağmen olaylardan hiç kopmamış bir biçimde devam ettim ...
 Ki bu benim için çok önemli tekrar başa dön tekrar yakala tey teeeyyy . Zaten beğenmemişim demekki diyorum ve kitaptan daha baştan uzaklaşıyorum iyi olmuyor :)

Hamlet 'i hep duyardım bir kez bile merak edip acaba hikayesi neymiş dememişim utandım .
İyi yönünden bakarsak benim için yepyeni bir başlangıç oldu ^.^
Diğer eserlerinide alıp en kısa zamanda devam etmek sıradaki hedefim!
Eğer sizde benim gibi geç kaldıysanız hala okumadıysanız hemen koşun alın :D


 Ben anladımki kitapta şunu arıyorum '' vayy bee bende aynı şeyi düşündüm ama yazıya dökmek işte o olay apayrı bir olay ''demeliyim
Ne güzel söylemiş diyorsun aynı sözcükleri kullanmak ama ayrı boyutlarda konuşmak gibi işte edebiyatın bu yönü güzel ...
Gününüz daha iyi bir gün olmazdı diyeceğiniz kadar güzel geçsin :D


19 Mayıs 2014 Pazartesi

insan hayatı ne kadar ucuz ?


 Bu hep böyle oldu çaldılar kabul etmediler...
Hangi birine birşey oldu bugune dek ?
İlla kıyım mı yaşanmalı dikkat çekmesi için ?
o insanlar sadece insanca çalışma şartları istediler!
tarlada bahçede artık insan gücü kullanılmazken niye hala madenlerde işçiler var?
Ucuz iş gücü dimi ?

4 Mayıs 2014 Pazar

Audrey Hepburn 85. yaşgünü !



Google şu değişik logo olayları bilmediğim şeyleri öğrenmeye fırsat oluyor .
Ne zamandır merak ettiğim sürekli izlemeyi ertelediğim Tiffany' de Kahvaltı filmini bugünkü kahvaltı keyfimde izleyeyim dedim ve hayran kaldım .

Anlattığı hayat çok farklıydı neden sorusunu sordum kendi kendime . Neden bağlanmak bu kadar zor gelir ? Ama şu varki hayatınıza birini alabilmek ne kadar önemlidir. Kabul edecek birini bulmak zor galiba .
sevgi karşılıklı olunca güzel aksi halde sırtındaki bir yük değil mi ?


Sevgi sözcüğünün yetmediği onun içini doldurmadıktan sonra yapacağın her hareketin anlamından eksilttiğini .

Bu aralar pek çok mutluluğu bir  arada yaşadım ilk koro konserimi verdim . Ve kendimi çok ama çok iyi hissettim . İyi kalpli sanatla dolu insanların yanındayım dedim .
Huzur görünen birşeydir bazen uzakta bir çift görürsünüz mutluluklarını siz hissedebilirsiniz . Öyle bulaşıcı öylesine canlı bir duygu ki.
Sevgi çok birşey istemez belkide elinde bir gül yanında huzur duyduğun insan ve bir sahil gezintisi ...
işte bu kadar kolay !

Filmi izleyin sonunda gözlerim doldu hoş çok kolay ağlarım filmlerde. Galiba gerçek hayatta ne kadar kendini sıkarsan filmlerde o duygula kolayca su yüzüne çıkıyor. Bu yuzden harap olurum film izlerken tek başıma izlemeyi severim filmleri rahatça ağlarsın o bir terapidir .

ine yeniden dağınık düşüncelerimin birleşmediği bir yazı oldu :D
Filmin soundtrack ı ise bir muhteşem dinlemenizi öneririm :)
Sanatla iç içe günler dilerim :)

5 Nisan 2014 Cumartesi

Füreya- insan kendini zamanla bulur...-



Ah Füreya ne kadınmışşın dedim okurken . Bir insanın yaşamı bu kadar renkli ve dolu dolu olamaz dedim hoş ben Mina Urgan 'ın hayatını okuduğumdada aynı şeyleri söyledim. tabikide Füreya Mina nın kitapları kadar alıp götürmedi beni .
Onun mahallede kırdığı ve tüm mahallenin güzelim rakı koktuğunu ve o rakı parasını zorla denkleştirmiş olmalarının güzelliği kadar beni almadı içine ama çok güzel bir kitap Füreya.
Ayşe Kulin( ki bu aralar takıldığım yazardır kendisi :) ) yine çok güzel bir eser çıkartmış ortaya .
Füreya ilk kadın seramik sanatçımız. Hayatına dair okunup ders alınacak o kadar şey varki. pes etmemesi içinden geldiği elit ailenin imkanlarından ziyade sanata yönelmesi ve o sıcacık ortama girmiş olması ve bir insanın gölgesinde kalmamış benim en çok beğendiğim yönüde buydu mesela.
Ve aşkları vay bee diyebiliyorum sadece . Kaç kadın bir hayata bu kadar aşk sığdırabilir? Kaç bayan bu kadar beğenildiğini bilerek devam eder yaşantısına ... Ve eski insanların güzelliği sevgilerindeki asaletten anlaşılabiliyor bence. Baktığında etrafına kaç çiftte görebiliyorsun karşılıklı sevgi saygı ve Özgüveni bir arada. Belki de ben görememişimdir durum  o kadar vahim değildir belkide hala insanların birbirlerine ve birbirlerinin yaşamlarına saygıları vardır belki ...


Nasılda görmüş he birimizle oturup dertleşmiş gibi nasılda anlamış bizleri dedim. Demek anlaşılıyoruz saklayamıyoruz kendimizi. Belki Füreya nın sanatçı görüşündendir belkide apaçık ortada yaşamda mutlu olamadığımız. Sanki yaşamın içindeymiş gibi rol yapışlarımız. Neyi Kime kanitlamaya çalışıyoruz? Neden bu kadar abartılı hallerimiz ...
Anlaşıldığı gibi bende çok soru var sorulacak ama dile dökülüp değilde ancak yazılacak çok soru var yoksa konuşmak sadece konuşulan konunun değerini azaltır eğer anlaşılmıyorsa zaten .

Bu arada bunlar ÇITIR la PITIR kendileri yer minesi ve sümbül oluyorlar fakat bu ilk zamanki halleriydi . gitgide soluyorlar su da veriyorum pencereyi açıp havada aldırıyorum ama boyunlarını büktüler . Bazı insanların eli bereketli olmazmış galiba benimde öyle :/
Üzgünüm babanne senin ellerin gibi maharetli değil ellerim o kadar bereketli değil galiba :(
 Bereket kalıtımsal olsun istiyorum yetkililer duyun sesimi :D  neyse artık balkona koydum survivor evimde yaşam mücadelesi veren çiçeklerim birazda balkonda sürdürsün hayatlarını ne olacaksa olsun her gün gözlerine bakıyorum ha öldüler ha ölecekler ... Hayır çiçek bakmanın 3ALTIN KURALI şunlar değil mi ?
- Su ver
- ilgilen konuş sevgi ver
- sararan yaprakları al ... galiba böyle değil yoksa ölme noktasına gelmezlerdi :P

Eveeet yine lafı gereğinden fazlaca sündürdüm :D Mutlu olun genjler veee genç kalanlaaar :D

Umarım (kendimde dahil ) hayatımız hep sanatla iç içe olur hiç ayrılmayız en azından onu hep takip ederiz...

3 Nisan 2014 Perşembe

Edebiyat Kurtaracak Bizi

ne zaman insanlar bu kadar kötüleştiler ?
ne ara birbirimizi kırmak bu kadar kolaylaştı?
önyargılarımızdan fazla varlığımız var mı artık ?
Ne zaman bana bu aşk denilen duygunun bitmediğini kanıtlayacak hayat?
belkide olay şudur olmayan bir duygunun peşinde hayatlarına anlam katmak için varmış gibi davranan insan topluluğuyuz.
Aksine inanmak istemeyen bir insanı ikna etmek ne mümkün


Yazmak ve söyleyebilmek kurtaracak bizi. Zayıf yönünü kimseye gösterme diyorsa insanlar bunun getireceği yüke hazırlar mı ? Edebiyat kurtaracak bizi . Ama kullanmayacaksın piyasa yapmayacaksın . Okuduklarınla davranışların uyuşacak bir yerde kaldıramayacağına bulaşmayacaksın. Öğrenmek denilen o büyük yüce amaçta reklam yapmaya yer olmayacak.


Düşünüyorum ben içimdeki duyguları çözmek için mi yazıyorum ? Yoksa çözebildiklerimi mi dile getirebiliyorum ... İnsan denilen varlık çok anlaşılmaz. Çok hırçın çok bencil çok kırılgan çok zayıf bazen çok mutlu çok güzel çok kompleks... O kadar kompleks ki ben bazen durup kendimi anlamaya çalışıyorum bazen sadece bunun uğraşını verirken günler akıyor kapılıp gidiyorsun ve çoğu zaman yaptığım şey geri plana itmek . Düşünmek zor iş tehlikeli eylem bile sayılabilir günümüzde. Düşünmeyen insan profili robotlar olduk duygulu robotlar herhangi bir tehditte kendini kapatan robotlar. Oysa insan olmanın gereği değil miydi tepki vermek! Ne zaman unuttuk adam akıllı tepki vermeyi .

En son ne zaman ağız dolusu güldünüz ?
Ne zaman yanında çocuk kalabildiğiniz kişilerle saçmaladınız ?
Ne zaman kucak dolusu sarıldınız( ki sarılmak bence en iyi terapi)  kalbini kalbinize yaklaştırmaktır bir nevi anlamaktır kalbinden geçenleri...

Bizi edebiyat kurtaracak . Bizi bize anlatan kitaplar, hayatın göremediğimiz yönlerini bize anlatan hikayeler kurtaracak. Ve yazmak ne olursa olsun yazmak anlatamadığını kelimeler anlatacak senin söyleyemediğini onlar yazacak . bazen söz zor çıkar ağzından konuşmak istemezsen harfler konuşur senin yerine .Bırak anlatsınlar hikayeni ...